Celâl Abbas Kimdir?

Babası: Hz.Ali
Annesi: Ümmül-Benin
Lakabı: Sakka(su getiren), Ebu-l Fazl Abbas
Künyesi: Celal
Doğum yeri ve tarihi: Medine, M: 15 Mayıs 647
Şehadet yeri ve tarihi: Kerbela, M: 10 Ekim 680
Kabrinin bulunduğu yer: Kerbela
Yaşı: 33
Katili: Yezid ordusu 
Zamanındaki halifeler: Muaviye, Yezid

Hz. Celal Abbas; Hz. Ali’nin ilk eşi olan  Hz. Fatıma-ül Zehra’nın Hakk’a yürümesinden sonra,  645 yılında ikinci evliliğini yaptığı Âmir b. Kilâb Kabilesinden Ümmü’l-Benin ( Hüzam kızı Fatıma)’dan olan oğludur. 

Hz. Celal Abbas, Hz. Ali’nin bu ikinci evliliğini yaptığı  hanımdan, 15 Mayıs 647 yılı Salı günü Medine’de dünyaya gelmiştir. Hz. Ali Efendimiz’in Hakk’a yürümesinden (Ö: 29 Ocak 661)  sonra Celal Abbas ve kardeşleri, Hz. İmam Hasan’ın ve sonrasında Hz. Hüseyin’in  himayesi altında büyüdüler. Celal Abbas, 665 yılında kendisiyle birlikte Hz. İmam Hasan’ın himayesi altında büyüyen hem Hz. Muhammed’in hem de Hz. Ali’nin amcasının kızı “Lübabe” ile evlenmiştir. Bu evlilikten Fazıl, Kasım, Hasan, Ubeydullah ve Muhammed adlarında 5 oğlu ile 2 kızı olmuştur.

Hz. Celal Abbas, Hz. Muhammed’in savaşlarda sancağını taşıyan Hz. Cafer-i Tayyar’dan sonra bu kutsal görevi kendisi devralmıştır. Babası İmam Ali zamanında meydana gelen savaşlarda bayraktarlık yapmış ve kahramanca savaşmıştır. Hz. Celal Abbas, yiğitliği, merhameti ve gözü pekliği ile tanınır ve bilinir.  

Hz. Celal Abbas, Hz. Hüseyin ile birlikte Kerbela’da yanında yer aldı. Yezit’in zalim ordusunun çepeçevre sardığı on iki gün susuz bıraktığı Ehli Beyt’in en ön  safında, Muhammed Mustafa’dan ve daha sonra Hz. Ali’den emanet İslam’ın sancağını  zalimlere karşı, mazlumlara umut olmak için son bir kez daha açtı. 

Hz. Hüseyin, kardeşi Celal Abbas’ın  o zalim, acımasız düşman elinde öldürülmesini istemiyordu. Lakin Kerbela faciası sırasında Yezid ve yandaşları, Fırat suyunu Ehl-i Beyt ailesine yasaklamışlardı. Kerbela çölünde, kızgın güneşin altında günlerce bir yudum suya hasret bırakılan Ehl-i Beyt hanedanı, özellikle küçük çocuklar ve yaşlıların su, su diye feryatları dayanılmaz bir hal almıştı. Çocukların bu feryatlarına dayanamayan Celal Abbas, abisi Hz. İmam Hüseyin’den izin alarak sürdü atını Fırat’tan yana; amacı bu masum yavrulara bir miktar su getirip, kısmen de olsa onların susuzluklarını dindirebilmek idi. Ancak Yezid yandaşları, buna izin vermediler. Celal Abbas, su tulumunu Ehl-i Beyt çadırlarına ulaştıramadı. Önce sağ kolunu, daha sonra da sol kolunu kestiler. Hz. İmam Hüseyin’in sancağını taşıyan Hz. Celal Abbas ve diğer kardeşleri, 10 Muharrem 680 yılında Hz. İmam Hüseyin’le birlikte Kerbela’da şehit oldular.

Hz. Muhammed’in sancağı;  dedesi Süfyan, babası Muaviye’nin oğlu Yezit’in ordusu tarafından yere düşürüldü. Bu tarihten sonra İslam dini, ataları Hz. Muhammed’in düşmanı Emeviler tarafından, Kerbela’nın kızgın çölüne gömülmek istendi.  Bu yürekler dağlayan elim vaka yüzyıllarca unutulmadı. Hz. Muhammed’e ve soyu  12 İmam’a bağlı kalanlar karalar bağladı. Türlü işkencelere, iftiralara katliamlara uğradılar. Fakat verdikleri ikrardan dönmediler.  Nesilden nesile, diyardan diyara  Hz. Muhammed’in inancı dini islamı diyar diyar anlattılar. Zalime karşı  mazulumun yanında yer aldılar ve kıyamete kadar da yer almaya devam edeceklerdir. Kimin gücü Ehli beyt’in nurunu/ışığını kesmeye gücü yeter ki? 

SELAM OLSUN, ZALİMİN KARŞISINDA DURAN TESLİM OLMAYAN, MAZLUMLARA UMUT OLAN OLANLARA!… 

Derleyen: Serkan HORUZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir