İKRAR CEMİ&ALEVİ BEKTAŞİ NASIL OLUNUR?

ERENLER CEMİ

https://youtu.be/cUI4cLZCm54

İsmişah! Bismişah Allah Allah…

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk…

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali Ra Bülende salavat…

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed-in ve Ala Ali Muhammed…

“… Sana bağlılıklarını bildirenler, Allah’a bağlılıklarını göstermiş olurlar: Allah’ın eli onların elleri üzerinedir. O halde, kim ahdini bozarsa yanlızca kendi alehine bozmuş olur. Ve kim Allah’a karşı taahüdüne uyarsa, Allah ona büyük bir ödül ihsan edecektir.

( Kur’an-ı Kerim Fetih Suresi 48/10)

Ey Muhammed! Bil ki sana biat edenler aynen,

Tanrı’ya Biat etti. Gelip senin ile el tutan.

El tutarak sözleşenler senin elin üstündedir.


Hakk’ın eli ise, tüm cümle ellerin üstündedir.

Sözünü kim bozarsa ikrarından dönmüş olur,


De ki; Kendi öz nefsine yararı değil, zararı olur.

Yüce Hakk’ın andını kim yerine getirir

Büyük ödüller, sevap, o’na verilir.
(Fetih Suresi, Ayet10)

İkrara cemi, Tanrı buyruğu, Hz. Muhammed-Ali’nin Sünneti ve İmam Cafer Erkanındandır.

Hz. Muhammed ve Hz. Ali Efendinmiz, Hakk-Muhammed-Ali yoluna girmek isteyenleri Bu biatı verdirerek kabul ederlerdi. Sünni ve Şii islam ekolünde (Akabe biatı olarak bilinir)

Peygamber ve Hz. Ali, Rıdvan Ağacının altında İslam dinine girmeye gelenlere bu biatı verdirir, sırtına “İkrarın Kabul oldu” manasında eliyle vururdu. Hz. Ali ise, rıdvan ağacından bir dal (Alevi-bektaşi ocaklarındaki TARIK) ile taliplerin sırtına vururdu.

Bu ikrar, 12 İmam ve nesli aracılığıyla önce Horasan’a ve Seyidler ile Anadoluya taşındı.

Şimdi İkrar cemi hakkında bilgi verelim.

Alevi-Bektaşi inancında Hakk-Muhammed-Ali yoluna, “İKRAR CEMİ” yapılarak girilir. Bu cem, Can’ın dünyadaki heves ve nefsini öldürdüğü ayindir. Bu şekilde yola gelen can malından, varlığından vaz geçer. Dünya hevesini bir yana bırakır. İkilikten, hasetten, cümle benlikten arınır.

Hırstan kibirden arınmak, her türlü dünyevi isteklerinden arınmak zordur. Bu nedenle Can’a yola girmeden telkinde bulunulur.

“GELME GELME! DÖNME DÖNME! GELENİN MALI, DÖNENİN CANI! “

Sözü’nün manası budur.

Hakk-Muhammed-Ali yoluna kılıçla zorla cebirle değil, Teslimi Rıza ile girilir. Bu nedene talip yola girmeden uyarılır. hatta başaramayacaksa girmemesi söylenir.

Hakk-Muhammed-Ali Yolu için:

“DEMİRDEN LEBLEBİDİR YENİLMEZ. YÜCE DAĞDIR, AŞILMAZ. GELENİN MALI DÖNENİN CANI” denir. Bu cem Can’ın ölümü olarak kabul edilir. “ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK” tabiri bu nedenle kabul edilir.

Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi


Demedim mi, demedim mi?
Gönül sana söylemedim mi?
Bu bir rıza lokmasıdır,
Yiyemezsin, demedim mi?

Erelim Ali Sırrına
Çıkalım Meydan Yerine
Can-U Başı Hak Yoluna
Koyamazsın Demedim Mi?
Demedim Mi? Demedim Mi?

Pir Sultan Ali Şahımız
Hakka Ulaşır Zahımız
Oniki Imam Katranımız
Uyamazsın Demedim Mi?

Bu koşulları kabul eden Can; Pir’ine, Hakk-Muhammed-Ali Yolundan dönmeyeceğine dair, bağlılılğını sunar. Pir’de Ceddi Muhamed-Mustafa adına, bu canları Hakk-muhammed-Ali yoluna, Ehli-Beyt Kervanına kabul eder.

“EL ELE, EL HAKKA’ Desturunun, Sırr-ı manası budur.

İkrar Cem’inden önce TARİKAT ABDESTİ ALDIRILIR.

Can, daha önceki cümle günahlarına tövbe eder. AYİN-İ CEM BAŞLAR. Ayin-i cem bittiğinde, Can; Yeniden doğmuş ve dünyaya yeniden gelmiş kabul edilir. Yani DİRİLMİŞ, CAN Bulmuş sayılır. Böylece Can, islam olmuş ve Mü’min olmuş kabul edilir. Nefsini öldürmüş, hakikatler dünyasında gözünü açmıştır.

Eğer ki…Bu Can…yoldan düşerse…

Telkin edilen; “DÖNENİN CANI” gider yani: Tarikatten düşen, Hakk-Muhammed-Ali yoluna asi olan, Bir daha asla Tarikata giremez. Bu kuraldır. Bu can için bir daha İkrar cemi yapılmaz. Can artık ŞERİAT ehlindendir. Bu makamdan yukarı çıkamaz.

Artık Bu Şeriat Ehlindeki bu can ölüdür. (gerçeğe gözünü açamayan anlamında, gözündeki sır perdeleri açılmamış manasında) tarikat makamında, Nefsine uyan, Ölü kabul edilir. Kimse Bu cana selam dahi vermez. Yeme ve içme ihtiyaçları dışında münasebet yasaktır. Can bazen toplumdan bile süreülebilir.

Yoldan düşen bu cana “YOL DÜŞKÜNÜ” denir. Alevi-bektaşilik içinde, yaptırımların en büyügüdür. Çok büyük suçlar işlenmedikçe, bu ceza verilmez.

Allah Eyvallah..

DERLEYEN: SERKAN HORUZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir