KADİR GECESİ ALEVİ/BEKTAŞİ BATINİ YORUM

KADİR GECESİ

“…Sen kadir gecesi nedir bilir misin? Bin aydan daha hayırlıdır o gece …”

O gece, El-Bakara Suresi 185 ayette anlatilir ; Şehr-i Ramazan hitabı iste o geceyi betimler. Arapça “Şehr” kelimesi, şişkin olan, parlak olan, yuvarlak olan manasına gelir. “ramadan/ramazan” kelimesi ise bir sıfat olup, yakan kavuran sıcak gün anlamındadır.

Araplar, zamanı ayın ( kamer) konumlarına göre belirlerlerdi, yani ay takvimi ( kameri takvim kullanıyorlardı. Bu bağlamda Şehr-i Ramazan; yakan kavuran günün dolunay vakti olur.

Kur’an-Azimuşanın indiği gece olan kadir gecesi, el-Bakara Suresi 185. Ayetteki gecedir: Şehr-i Ramazan, yani yakan kavuran sıcak günün dolunay vakti, Kur ‘an nüzul olmaya, Muhammed Mustafa’’nın gönlüne, bilincine, idrakine inmeye başlamıştır. Ramazan ayı içerisinde tutulan oruçta bu nedenle tutulur.

El-bakara süresi 185. Ayette, orucun sayılı günlerde tutulacağı belirtilir. Kendi kendini açıklayan, tefsir eden Kur’an da “ sayılı gün” ifadesi bir kaç ayette daha geçer, ve buralarda “ üç “ gün manasına vakıf olunur.

Kadir gecesinde olan nedir?, Kadir gecesi, Hakk kelamının ( Kur’an) Hz. Muhammed Mustafa’’nın gönlüne, idrakine, bilincine nüzuludur ( inmesi).

Burada sözsel bir ifadeden ziyade, farkına varma/idrak etme, gönül gözündeki perdelerin kalkması manası ön plandadır. Nitekim, ilk ayetin “ikra/oku” söylemini böyle okumak daha doğru olacaktır.

Araplarda, Kur’an nin indiği dönemde kitabi/semavî dinlere inanmayan, bilgisi olmayan, tabî olmayan kimselere, “ümmî” denirdi. Bu bağlamda “ümmî “ kelimesi, okuma yazması olmayan/cahil değildir. Hz. Muhammed, Mekke’den Hindistana kervan götüren getiren ve idare edendir. Ve farklı şehirlerdeki esnafın siparişlerini, paralarını teslim eden alandır. Bu niteliklere sahip bir kimsenin okuma yazma bilmemesi, cahil olması mümkün müdür?

Hz. Muhammed, Kur’an ilk ayeti oku/ikra ayeti nüzul olduğunda, kitap okumaya mı başladı? Kütüphane mi kurdu/açtı? Aksine o zamanki cahiliye toplumunun içinde bulunduğu durumun farkındalığına/idrakine vardı? Ve Mekke kodamanlarının, tefecilerinin, egemen sınıfının, zenginlerinin ve oluşturdukları düzenin karşısına geçti. Efendi/köle ayrımını ortadan kaldırdı. Insanların kardeş olduklarını söyledi. Mal biriktirmeyi yasakladı. Ve ihtiyaçtan fazlasının infak edilmesini/ dağıtılmasını emretti.

Kadir gecesi, Kur’an-Azumusan’nın kalplere/gönüllere /bilince/idrake inmesidir. Bu bağlamda kadir gecesi, her yaratılmış beşer için ayrı ayrıdır. Denilebilir ki, her kulun kadir gecesi, Kur’an nın o Kulun idrak ettiği, önemsediği hayatına geçirdiği gecedir. Veyahutta gönül gözündeki perdelerin ortadan kalmaya başladığı, Hakk kelamının özüne indiği, hayatına geçirdiği andır. Bu bağlamda Kur’an kelamının kişi de fiiliyata, eyleme geçmesidir. KADİR gecesi…

Alevi/bektaşi literatüründe, Kadir gecesinin manası bu istikamettedir. Ve dahi oruç 3 ( üç) gün tutulur. Yakan kavuran sıcak günün dolunay vakti. Hz. Muhammed’in gönlüne nüzul olan o an aşkına… Yüce Allah cümlemizi bin geceden daha hayırlı olan kadir gecesine erişmeyi nasip eylesin. Aydınlanma/farkına varmayı nasip eylesin

Gerçeklerin Demine, Devranına Hu Diyelim..

Derleyen: Serkan HORUZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir